Mucizesi Suyunda

Şalgam turpu içerisindeki brassinolide adlı bir maddenin kanser hücrelerini baskılayarak prostat kanseri hücrelerinde yok ettiği saptandı.

Hücre ölümü dediğimiz apopitoz olayı, vücudun tümör oluşumuna karşı en önemli savunma mekanizmalarından biridir, Herhangi bir sebepten ötürü DNA’sı hasar görmüş hücre, karmaşık mekanizmalarla kendi kendini yok eder, Bu yok etme mekanizması sırasında vücuttaki her döngüyü sınırlayan kontrol mekanizmaları var. Burada kontrolü bcl-2 denen antiapopitotik bir protein sağlıyor.

Şalgam turpu içerisindeki brassinolide adlı maddenin, bu proteinin işlevini baskılayarak prostat kanseri hücrelerinde intiharı sağladığı saptanmış.

Üstelik şalgam suyu içerisinde meme kanserine karşı koruyucu maddeler de var, kükürtlü bileşikler olan “glukosinolatlar” bol miktarda şalgam da mevcut. Bu madde grubu bağırsaklara girdikten sonra etkili başka bileşiklere dönüşerek gıdalardaki kanser yapıcı maddelerin etkisini azaltıyor. Bu yüzden şalgam suyunu yemeklerle birlikte tüketmek gerekiyor.

Şalgam Suyu ve Faydaları

Vitamin ve mineral miktarları yüksek olan bu hammaddelerden yapılan şalgam suyunun insan sağlığı için şüphesiz pek çok faydaları vardır.

– İştahı açar,
– Laktik asit içerir,sindirimi kolaylaştırır.
– B grubu vitaminleri içerir, sinirleri yatıştırır.
– Mide ve karaciğere faydalıdır,
– Kalsiyum,potasyum ve demir içerir, kemik ve dişleri kuvvetlendirir.
– Afrodizyak özelliği vardır.
– 100 gramında 20 kalori olan şalgam,A-B-C vitamini içerir. Kalp, damar ve göz sağlığı için faydalıdır.
– Vücuttaki toksinleri atmak,kolesterolden uzaklaşmak, stresten kurtulmak için bolca yenip, suyu içilir.
– İdrar söktürücü,romatizma, nikris ağrılarına, mafsal şişliklerine, böbrek kumu ve taşının dümsine, apse, dolama, kan çıbanı, donma,ergenlik sivilceleri, egzama, göğsü yumuşatıcı, akciğer ve bronşları temizler, boğaz iltihabına, pekliğe, şeker hastalarına verilir.
– Toksinleri atmaya yarayan, süt asidi, fosfor, kalsiyum, potasyum, stresiönleyip sinirleri yatıştır.
– Şeker ve vitamin yönünden çok zengin olan şalgam arsenik, kalsiyum ve madeni tuzlar içerir. Kansızlık için ideal bir ilaç olup,yaprakları da kökü gibi kalsiyum demir,bakır ve iyot içerir.
– Vücutta şişliklerin üstüne konduğu gibi,el ve ayağı donanlara haşlanıp lapası sürülür.
– Haşlanan suyu ile saçlar yıkandığında beyazlaşmayı önler.
– Kökünün haşlanıp içilmesi sindirim güçlüğünü giderir. Nikris hastalığına iyi gelir.
– Akciğer ve bronşları temizleyen şalgam,pekliği giderdiği gibi bazı cilt hastalıklarında da merhem gibi kullanılır.
– Yaşlıların ayak üşümelerini gidermek için; kalın, etlice soyulmuş, 2 şalgam kabuğu, 1 çay bardağı ısırgan otu ile 1 litre suda haşlanıp haftada 2 gün ayaklar bu suyla yıkanır.

Babişkom İyi ki Doğdun :)

Dünyaya bir daha gelsem, yine senin “boncuk gözlüm” diye sevdiğin evladın olmak isterim…

Sevgi-yi hissettiğim kanatlarının altında; yeşeren, filizlenen sevgimizin gücü hiç bitmesin!

Babam,

İçimdeki huzur, güven, aşk’sın…

Rabb’im seninle birlikte daha nice mutlu, huzurlu ve sağlıklı seneler karşılamayı nasip etsin.

Sevdiğim adam, ilk aşkım iyi ki VARSIN…

İyi ki bizim, Babamızsın…

Ruhu, Yüreği Güzel Babam; Doğum Günün Kutlu Olsun!

Boncuk Gözlün… ♥

 

Canımın Canı… İyi ki varsın!

Canım kardeşim;

Her şeyden önce rabbime duacıyım sizin gibi güzel aileyi bana nasip ettiği için. Her birinizin yüreğimdeki yeri; sevgiyle, aşkla dolu dolu…

Bana ilk ablalığı tattırdığın günden beri 25 yıl geçti. Her zaman yanımda olduğun için, bana değer verdiğin için, koşulsuz-şartsız sevdiğin için çok teşekkür ederim.

 

♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥

Ablacığım iyi ki varsın,

İyi ki annem seni(sizi) doğurmuş.

İyi ki bana da abla olmayı yaradanım tattırdı…

İnşallah bu uzun ömründe her zaman sevdiklerin, sevenlerin ile mutlu olursunuz…

Seni/Sizi çook seviyorum…

Nice Mutlu Yıllara…

 

Son ek olarak çocukken hep söylediğin bu türküyü sana armağan ediyorum :)))  şapiii şapii :p haydi herkes pistee hahahahayyytt

Ablan- Nida Yaylagül Alçıkaya

 

Sonsuza Dek Evet!..

Heyecanımızı ve mutluluğumuza şahit olanlar bilir. Ancak burada yazıyor olmakta heyecanımın bir etkisi… 🙂

Anne ve baba ocağında başlar anlam dolu güzel günler…

Sevgimizi, mutluluğumuzu, hüzünlerimizi, kızgınlığımızı, kırgınlığımızı nefes alışımız boyunca acısıyla ve tatlısıyla her anımızda o günleri; tatlı sohbetler eşliğinde anımsarız…

Aslolan GEÇMİŞ, aslında bizden GEÇMEMİŞ…

Geçmişe baktığımda, görüyorum ki, önceki yazılarımda nişanımız hakkında bilgiler aktarmışım. Şu anki yazacaklarımı gelecekte belkide çocuklarımla ve eşimle birlikte okuyacağız…

Dünyaya gözlerimi açtığım andan itibaren gün be gün hayatıma anlam katan sevdiklerim ve sevenlerim ile birlikte büyüyorum… Çok zor insanın kendisini anlatması aslında… Ama bir yerden başlamak gerek sanki…

Evli, Mutlu, Huzurlu, … (noktalı kısımlarıda ileride çocuklarımla ilgili dolu dolu yazmayı ümit ediyorum…)
 
Herşey Sezen Aksu’nun ‘Hoşgeldin’  şarkısı ile başladı.
 
“Seyirlik değil, ömürlük olsun!..” 
 
 Sıcacık gönüllerde pırıl pırıl ömür diliyorum. Bize… ♥
 
 
Farklı şehirlerde olmamızdan dolayı, iş yerimden ayrılmadan önce nikah günümüzü ön tarihe almamız gerekiyordu.Aralık ayının ilk haftası… Sevgili eşim ile birlikte nikah tarihimiz hangi gün olsa diye düşünüyorduk. Ofiste çalışırken, masamın üstündeki takvim günlerce elimden hiç düşmedi… Gözüm hep 12 rakamında… Acaba o güne kadar işlemleri tamamlayabilecek miyiz, acaba  diye diye kolları sıvadık. Herşey birden bire gelişti ve başardık. Belkide gözümüzde büyüttüğümüz işlemleri 2  saat içerisinde bitirdik.
Geleneksel her yıl, gün-ay-yıl tarihlerinde peşi sıra rakamsal uyumunu haberlere gündem olmasıyla ya da tanıdıklarımızın nikah tarihlerine, mutluluklarına şahit oluyordum. 

Planlarımızda illaki 12.12.12 olsun diye ısrarcı bi tavrımız olmadı… Çünkü, hayatımızı birleştireceğimiz o gün zaten bize çok anlamlar katacaktı. Fena da olmadı hani…

Altı kişilik çekirdek ailemiz koskocaman, geniş bir aile oldu…

 
 O günden bize kalanlar;

Alçıkaya olma yolunda ilerlerken…

Nikah salonu: Söke- Recep Yazıcıoğlu Kültür Merkezi

Nikah Memuru: Hülya Karagöz

Nikah Şahitlerimiz

Meltem Asar: Lise yıllarımdan bu güne kadar iyi günümde, kötü günümde hep yanımda olan canım biricik dostuma teşekkür ediyorum. 

Tamer Ağaoğlu:Teyze oğlu… Onu anlatmakla bitiremem tabii ki… Ama böylesi güzel günün mimarı desem sanırım anlatmış olurum…  Teşekkürler Tamoşummmm…

Heyecanımıza ortak olmaları yanı sıra tatlı telaş-heyecan eşliğinde nikah memurumuzun nikah defterini yanlış getirmesiyle ve nikah şahidimizin ise  nüfus cüzdanını unutmuş olması, mutlu günümüze damgasını vurdu. Fenada olmadı hani… Salonda en uzun vakit geçiren gelin ve damat biz olduk… Hele bir de sohbetini sevdiğim Hülya Hanımcığım ve misafirlerimiz arasında hoş sohbetler, espiriler havada uçuşurken nasıl memnun olunmaz ki… 😉

 
Bir de hatırladığım gelin buketimi almaya gittiğimiz anda babacığım ve çiçekçi ile arasında geçen dialog;

Çiçekçi: Abi zor bi durum olmalı.  2 kızımız var.  Biri 3, bir diğeri 14 yaşlarında… Nasıl evlendireceğiz diye şimdiden düşünmeye başladık…

Babişkom: Hayırlısı olsun… (Hüzün ve tebessüm eşliğinde ama, sesindeki gurur veririci o sözler ağzından çıktı): bir tane oğlum vardı. 3 tane daha aslan gibi oğlum oldu… 

 

Canım ailem; Allah sizlerin acısını bize, bizlerin acısını size yaşatmasın. Allah analı-babalı-evlatlı ömür boyunca güzel nefes almayı nasip etsin, inşallah… 

 Keyifli ve mutlu geçireceğiniz sevgi dolu bir ömür diliyorum… 

 
  

Kıssadan Hisse Herkes Haklı…

“Hala anlayamadınız değil mi?
Önemli olan haklı ya da haksız olmak değil.
Kavganın kazananı yoktur.
Ya kaybedersiniz ya da daha çok kaybedersiniz.
Önemli olan kalp kırmamak.
Önemli olan yargılamadan,
karşılıksız sevebilmek ,
ve iyilik yapabilmek.
Haklı bile olunsa özür dileyecek kadar asil olmak,
bilge olmaktır.
Egonuzu kontrol edemediğiniz sürece,
o sizi kontrol etmeye devam edecek.
Böyle olduğu sürece tüm dünya sizin bile olsa
asla mutlu olamazsınız..!”

– Albert Einstein –

Olmazsa olmazlarımdan, KEREVİZ…

Kereviz dişlerimizi iki yolla korur. Kereviz extra çiğnememizi gerektiren bir yiyecektir. Ekstradan salgılamamıza ki bu da çürüklere neden olan bakterileri etkisiz kılmamıza yarar sağlar. Buna ilaveten lifli ya da sert yapıda ki doğal yiyecekler diş etlerine masaj yapar ve diş aralarını temizler.

Diğer faydaları da şöyle;

“Karaciğerin şişliğini giderip onu yorgunluk maddelerinden temizliyor. Sarılığı gideriyor, böbrekleri çalıştırıyor, fazla suyu dışarı atıyor. Böbreklerden kumu, taşı döküyor. Şişmanları zayıflatıyor ve cinsel faaliyeti çok arttırıyor.”

Bitkinin körpe yaprakları, güneşsiz ve havadar bir yerde kurutularak havanda ezilip toz haline getirilir ve bazı yiyeceklere, çeşni vermesi için serpilir. Bitkinin tohumları da kurutulup ezilerek kereviz tuzu olarak bazı yiyeceklere katılır. Tuzsuz rejimlerde sofra tuzu yerine kullanılır.

  • Güçlü bir idrar söktürücüdür: içerdiği apiol adlı maddeyle idrar yollarını ve kanı temizler. Bedende şikâyetlere neden olan bazı durumlara (sözgelişi, eklemlerdeki gut hastalığı gibi) iyi gelir.
  • Sinirleri yatıştırıcı etkisi vardır. Aşırı sinirlilik durumunu yok eder.
  • Bedene yararlı diğer etkileri de şunlardır: Uyarıcıdır. Bedeni güçlendirici toniktir. Gaz söktürücüdür. iştahı açar ve sindirimi kolaylaştırır.
  • Çok eski çağlardan beri, kerevizin cinsel gücü artırıcı (afrodizyak) etkileri bulunduğu ileri sürülegelmiştir.

 

 

 

Muz’un Hayatımızdaki Rolü…

Kokusuyla bile mutluluk aşılayan muz, tam bir endorfin deposudur.

Kendini güçsüz ve sinirli hissettiğinde hemen bir muz ye.

Kalsiyum ve magnezyum içeren bu meyve strese karşı birebirdir.

Sinir hastalığı olanlar için her gün yemek arası saatlerde tüketilmesi gereken bir besindir.

ŞEYH EDEBALİ’ NİN NASİHATI

Bak DOSTUM!

Cahil ile dost olma
İlim bilmez, İrfan bilmez, Söz bilmez, Üzülürsün

Saygısızla dost olma
Usul bilmez, Adap bilmez, Sınır bilmez, Üzülürsün

Aç gözlü ile dost olma
İkram bilmez, Kural bilmez, Doymak bilmez, Üzülürsün
Görgüsüzle dost olma
Yol bilmez, Yordam bilmez, Kural bilmez, Üzülürsün

Kibirliyle dost olma
Hal bilmez, Ahval bilmez, Gönül bilmez, Üzülürsün.

Ukalayla dost olma
Çok konuşur, Boş konuşur, Kem konuşur, Üzülürsün.

Namertle dost olma
Mertlik bilmez, Yürek bilmez, Dost bilmez, Üzülürsün.

– İlim bil, İrfan bil, Söz bil
– İkram bil, Kural bil, Doyum bil
– Usul bil, Adap bil, Sınır bil
– Yol bil;Yordam bil,
– Hal bil, Ahval bil, Gönül bil
– Çok konuşma, Boş konuşma, Kem konuşma
– Mert ol, Yürekli ol,
– Kimsenin umudunu kırma.

Sen seni bil, Ömrünce yeter sana.

ALINTIDIR…

Zamanlardan Veda Zamanı…

Geçmişe Veda

Kusursuz betimlemeleri hakkeden onca geçen zaman unutulmayacak, akıldan çıkmayacak bir macera; Nida’nın Macerası…

25 Nisan 2006

“Yüksel Holding”  bünyesinde başlanılan “Yüksel Seramik”  fabrikasında ilk gün branş dışında farklı bir sektör, ne yapacağını bilememenin heyecanı, senelerin dağılımı:

*Mozaik, trim atölyesi

*Platform Sekreteri, Yönetici Asistanı

*Satış- Sevkiyat Ofis

*Satış- Showroom

Emek emek geçen onca yıl anlatımı dile kolay… Oysaki 6 yılı aşkın bir ömür…

28 Şubat 2013,

zamanlardan veda zamanı…

Nerede çalışıyor olursanız olun;

-Her şeye karşı duyarlı bir yönünüz olduğu gibi açık olup, dedikodudan uzak durun.

-İş ahlakını bilin. Hakkınızı alamadığınızı düşünseniz bile, çalıştığınız konum ne olursa olsun üzerinize düşen görevin, o işin hakkını sırtınıza yük etmeyin…

-Çözümlenemeyen işler için fikir alış-verişi yapın. Yüz yüze konuşmayı deneyin. Oysaki bu çok önemli bir faktördür. Bilene…

-Sabah yüzünüzü yıkadığınız an itibariyle ayaklarınızın geri geri gitmemesi için yaptığınız işe saygınızı ve sevginizi verin. Çalışıyor olabildiğimiz için şükredin…

-…,  “Polyanna” gibi düşünen bir tarafınız olsun… Mutlu olabilmenin yanlarını keşfedin…

 

Yarın, benim için yeni bir gün…

Yolunuz, yolumuz hep açık olsun…

Sevgiyle kalın…